GERİ DÖNÜŞÜM PATCHWORK KIYAFET TASARIMLARI

Patchwork Manto

Bugün vintage meraklılarının, eskiseverlerin ev dekorasyonlarında kullandıkları patchwork’ün, Türk kültüründeki adı yörelere göre değişse de, yama işi, kırkpare, ulama, kırkyama en bilindik tanımlamalardır. Eski kumaşlar atılmaz, üçgen ya da kare şekilde kesilir ve biriktirilir.Her yapanın içine kendi zevkini katarak renk uyumuna göre dizdiği bu çeşitli dokulardaki artık kumaş parçaları birbirlerine dikilerek birleştirilir. Bu tam manası ile bir geri dönüşüm, sürdürülebilirlik örneğidir işte.

İnsan hayatı da kırk yamadan oluşmaz mı sanki. Hüzün sevince, korku cesarete, keder mutluluğa, ayrılık vuslata yamanmasaydı yaşayabilir miydik. Kalbindeki yarayı yamarsın bazen. Bazen de bir anına bir anı. Yamaya yamaya olgunlaşırsın. Yama tasarruf demektir. Eldeki ile yetinmek, har vurup harman savurmamak. Rahmetli anneannemin deyimi ile kadınlık. Her yama bizi başka başka zamanlara, mekanlara taşır. “Bu parça eski evimizin perdesinden, bu bebeklik yorganının yüzünden, bu parça annenin 40 sene önce giydiği elbisesinden, bu dedenin yeleğinden. ” 40 yama bu, biter mi hiç. Her yamayı sessizce okşar, yanında olmayanlara, dönülmez diyarlara göçenlere özlemle dokunur, seversin her yamayı gözünde bir damla yaşla. İşte bütün bu sebeplerden dolayı geri dönüşüm kıyafet tasarımlarımda yamalama yöntemini sık sık kullanırım ben de.

GERİ DÖNÜŞÜM PATCHWORK KIYAFET TASARIMLARI | Geri Dönüşüm Pazarı
Bu gördüğünüz rengarenk, neşeli pantalon ve kazak da eski hırkalarımız ve kazaklarımızdan yapıldı. Hep pantalondan şort yapılacak değil ya. Bazen benim gibi biri çıkar ve şorttan pantalon yapıverir işte.

Sanırım beş altı sene önceydi. Eşim Yaman ile oturup dizi izliyorduk. Bir anda eski kotlardan bir palto yapma fikri geliverdi aklıma. Bazen kilo almışızdır, içine giremeyiz,bazen modeli eskimiştir beğenmeyiz, bazen olmadık yerinden aşınmış yırtılmıştır, atılmıştır dolabın bir köşesine. Velhasıl o gece oğullarımın, Yaman”ın ve benim giymediğimiz kotları topladım odanın ortasına. Başladım kesmeye. Yaman bir taraftan şaşkın gözlerle bana bakıyor, bir taraftan da”Delisin sen. Dikiş makinesi olmadan nasıl dikeceksin sen o paltoyu. Bekle de haftasonu sana bir makine alalım bari” diyordu. Ama ben kararımı vermişim. O paltoyu elimde dikecektim.

GERİ DÖNÜŞÜM PATCHWORK KIYAFET TASARIMLARI | Geri Dönüşüm Pazarı

Kotlardan el büyüklüğünde kare parçalar kestim önce. Sonra onları tek tek dikerek birleştirdim,tek parça haline getirdim. Soğuk kış günlerinde giyebilmem için içine iki kat astar diktim. Birinci astarı, ev taşınmalarında kırılacak eşyaları sardığımız geri dönüşüm örtüsünden, ikinci astarı da eski lastikli çarşaftan yaptım ve kırk yamadan oluşturduğum tek parça kotun üstüne diktim. Birkaç sene evvel peluş yelekler çok modaydı hatırlarsınız. O vakitler pazardan her renginden almış, Almanya’nın soğuk kış günlerinde evde giymiş, giymekten bıkmış , atmıştım bir köşeye. Gözden çıkardığım yeleklerden bir tanesini kesmiş, yamalı kot paltomun yaka ve kol kenarlarına dikmiş hatta düğmeler bile yapmıştım o yelekten.

GERİ DÖNÜŞÜM PATCHWORK KIYAFET TASARIMLARI | Geri Dönüşüm Pazarı

Daha sonra aynı yelekten arta kalan parçalar ile bir babetimi bile kaplamıştım. Yamalı kot paltom artık ortaya çıkmıştı. Üstüme çoban kepeneği gibi geçirdim. Aynaya baktım, tam istediğim gibi salaş bir görünümdeydi paltom. Daha sonra işaretlediğim yerlerden yanlarını dikerek birleştirdim. Eski giymediğim hardal rengi kazağımı söküp, onun yün ipiyle yamaların birleşim yerlerine kocaman el dikişleri attım ve paltoma çok hoş bir hava kattım. Kot pantalonların ikisinin arka ceplerini çıkardım, paltomun ön tarafına cep olarak diktim. En son olarak da 40 yamalı paltomun iç kısmına kendi ismimi işleyerek etiketini yaptım. Tam hayal ettiğim gibi bir kot paltom olmuştu işte. Halen en sevdiğim paltom olur kendisi. Giyip çıktığımda çok ilgi çektiği insanların beğeni dolu bakışlarından belli oluyor. Benim için epey zor bir geri dönüşüm çalışması oldu. Parmaklarım paralandı delik deşik oldu ama değdi doğrusu.

Geri dönüşüm kıyafet tasarım

Yine günlerden bir gün eşimle Hamburg’daki bir etkinliğe katılacaktık. Ben özellikle bu tür özel davetlere hazırlanırken, çoğu kadının soluğu alışveriş merkezlerinde aldığı gibi çarşıya çıkıp üstüme başıma alelacele birşeyler almam. Çünkü pişti olma riskinin yanısıra telaşla yapılan alışveriş sonrası sadece bir gece giyeceğim sonradan aldığıma pişman olacağım, dolap kuşu olacak fuzili parçalar almanın üzüntüsünü , bu durumları defalarca yaşamış ve ders çıkarmış bir kadın olarak çok iyi bilirim. İşte bu sebeplerden dolayı Hamburg’taki etkinlikte giyeceğim kıyafeti tasarlamak için, bismillah deyip açtım gardrobumun kapağını. Şöyle bir karıştırdım. İspanyol paçalı kot pantalonum çarptı gözüme. Üstüme de eski bir kot mont buldum mu bu iş tamamdı. Kafamda giyeceğim kıyafeti tasarlamıştım bile. Birkaç sene önce pazardan aldığım, defalarca giydiğim, bazı yerleri dökülmüş siyah payetli taytım geldi aklıma birden. Taytı yarım saat aradım taradım, en sonunda buldum. Başladım kesmeye. İlk evvela güzelce parçalara ayırdım. . Sonra kot pantalon ile montu birkaç yerinden kestim,taytın uygun parçalarını oralara yerleştirip diktim. Giydim, harika görünüyordu. Davet akşamı kendi tasarımım kıyafet ve çantamla bütün bakışlar benim üzerimdeydi yine. Çünkü kıyafetim tekti, bana özeldi ve şıktı.

Geri dönüşüm kıyafet tasarım

Sevgiler…

Related posts

Leave a Comment