GERİ DÖNÜŞÜM İLE KARBON SALINIMINA SON – 2021

GERİ DÖNÜŞÜM İLE KARBON SALINIMINA SON - 2021 | Geri Dönüşüm Pazarı

Geçenlerde yine umut vaadeden enteresan bir haber okudum. Hollanda’lı bir inşaat firması %100 geri dönüştürülmüş plastikten yapılmış bir yol tasarlamış. Bu plastik yol, asfalt yolun yapım süresinden %70 daha kısa bir süre içinde inşa ediliyormuş. Asfalt yol gibi çabuk aşınıp sık sık bakım gerektirmiyormuş. Asfaltın nakliye ve yapım aşamasında kullanılan koca koca kamyonları, makinelerin yarattığı hava kirliliğini, asfaltın yüksek değerlerdeki karbon salınımı ile çevreye verdiği korkunç zararı düşündüğümüzde, plastik yol akla da mantığa da çok uygun geliyor doğrusu.

Öte taraftan normalde doğaya bırakılacak tonlarca plastiğin toplanması ve dönüştürülerek yollara gömülmesi ne hoş. Bir önceki “Geri Dönüşüm ve Sürdürülebilir Moda” başlıklı makalemde sizlere son yıllarda hayatımıza giren, sık sık duymaya başladığımız yeni yeni sözcüklerden bahsetmiştim. “Karbon salınımı, sera gazları, karbon emisyonu” da işte o sözcüklerden bazıları. Ben bu üçlüye kısaca dünyamızı kaosa sürükleyen kabus kardeşler diyorum. Neden mi. İsterseniz basitçe anlatmaya çalışayım.

geri dönüşüm yenilenebilir enerji karbon

Canlıların temel bileşenleri karbon atomlarından oluşmuştur. Bu nedenle de karbon atomunun tüm yaşamın temel taşı olduğunu söylemek mümkündür. Dünyamızda karbon en çok karbondioksit olarak bulunur. Karbondioksit günlük olarak ve mevsimlik olarak sıcaklıkların çok fazla düşmesine ya da yükselmesine engel olur. Denizler ve atmosfer arasında bir karbon alış verişi vardır. Ancak bu alış veriş oldukça yavaş bir şekilde gerçekleşmektedir. Karalarda erozyon olduğu zaman organik ve inorganik maddeler yardımı ile denizlere karbon taşınmış olur. Karadan erozyonla gelen kabuklu canlılar ve deniz hayvanları aracılığı ile oluşturulmuş olan organik karbon, bikarbonat ve karbonat ile birlikte deniz tabanına çökerek burada tortullarda birikmektedir.

GERİ DÖNÜŞÜM ve KARBON AYAK İZİ

Burada bulunan karbon neredeyse binlerce yıl karbon döngüsüne katılmadan durabilmektedir. Bu nedenle de deniz ve okyanuslarda karbon depolama gerçekleşmiş olur. Özellikle denizler karbon döngüsünün düzenlenmesinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Havada bulunan karbondioksit besleyici tuz ve sular ile birlikte fotosentez işleminde kullanılmaktadır. Fotosentez sonucunda oksijen ile organik maddeler de açığa çıkmaktadır. Yeşil yapraklı bitkiler havada bulunan karbondioksiti alırlar ve bunu oksijen ile birlikte organik maddelere dönüştürürler. Bitkide bulunan karbon ise bitki ile beslenen canlılara oradan da besin zinciri yardımı ile diğer canlılara geçmektedir.

geri dönüşüm yenilenebilir enerji karbon

Sanayinin gelişmesi ile birlikte insanoğlu doğrudan havaya karbon göndermeye başlamıştır. Bu da karbon döngüsünün değişmesine sebep olmuştur. Karbon döngüsünde meydana gelen en büyük etki ise fosil yakıtların yakılması ile birlikte atmosfere karbon gönderilmesi olayıdır.İşte bunun adına karbon salınımı diyoruz. Karbon döngüsünün dolayısı ile de doğanın dengesinin bozulması yani.

Birçoğumuz “Sera gazları, karbon ayak izi, küresel ısınma, iklim değişikliği” sözcüklerinin anlamlarını tam olarak kavrayamasa da biraz araştırdığımızda insanoğlunun doğanın dengesini bozması sonucu konuşmaya ve çözümler bulmaya mecbur olduğumuz konular olduğunu görürüz. Güzel dünyamızı kurak, çorak bir gezegene dönüştürüyor, hepbirlikte felakete sürükleniyoruz. Buna dur demenin vakti gelmedi mi?

Kızılötesi ışınları çoğumuz duymuşuzdur. İşte sera gazları atmosferde bu ışınları emmekle görevliler. Bir başka deyimle sıcaklığı hapsederler. Aşırı miktardaki salınımda ise sıcaklığın yükselmesine yani küresel ısınmaya sebep olurlar. Karbondioksit, florlu gazlar, oksit, metan, azot sera gazlarından bazılarıdır. Sorun bu gazlarda değil çeşitli etkenler ile atmosferde günden güne artmasında, normal seviyelerinin üstüne çıkmasındadır. Örneğin: insanoğlunun ormanları katletmesi, şehirleşme ile yeşil alanların azalması, kontrolsüz nüfus artışı, büyük baş hayvancılık, sentetik gübre, artan enerji ihtiyacı, sanayileşme gibi. Peki karbon salınımını azaltmak için bizlere düşen görevler yok mu? Elbette var.

YENİLENEBİLİR ENERJİ

Kulaklarımızın yeni yeni aşina olmaya başladığı bir sözcük daha. YENİLENEBİLİR ENERJİ. Dünyada birincil enerji kaynağını petrol, kömür, linyit, LPG, doğal gaz gibi fosil yakıtlar oluşturmaktadır. Fosil yakıtların yakılması ile açığa çıkan karbondioksitin yaklaşık olarak yarısı doğal kaynaklar tarafından emilebilmektedir. Kalan kısmı ise havaya karışarak doğayı kirletmektedir. Bunun sonucu olarak asit yağmurları oluşur ve bu asit yağmurları toprağa düşerek bitki örtüsünün yok olmasına neden olur. Ayrıca kaynak sularına karışan bu asit yağmurları bu sularda yaşayan canlıları da yok etmektedir.

geri dönüşüm yenilenebilir enerji karbon

Fabrika bacalarından salınan sera gazları ozon tabakasına zarar vermekte ve delinmesine neden olmaktadır. Bunun sonucu olarak küresel ısınma baş göstermekte ve buzulların eriyerek ekolojik dengeyi bozmasına neden olmaktadır. Daha fazla geç olmadan güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, jeotermal enerji, hidroelektrik, bioenerji, okyanus enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeliyiz. Yürüme mesafesindeki yerlere yürüyerek gitmeli, bisiklet kullanmaya alışmalıyız. Mecbur kalmadıkça araba ve uçak yerine tren ve otobüs gibi toplu taşıma araçlarını kullanmalıyız.

Araba satın alırken hibrit araç, evlerimizde ise enerji tasarruflu beyaz eşyalar, ampuller, Ledler tercih etmeliyiz. Kullanmadığımız ışıkları kapatmalı, içinde pek fazla yaşamadığımız odaların kaloriferlerinin ayarlarını en düşük seviyeye getirmeliyiz. Çamaşır ve bulaşık makinelerimizi kullanırken ekonomik, kısa programları seçmeli, yarım kapasite ile çalıştırmamaya özen göstermeli, su ve enerji ısrafından kaçınmalıyız.

Dünya devi Apple’ın 110’dan fazla tedarikçisinin %100 yenilenebilir enerjiye geçtiğini duyurması çok sevindirici bir haber. Apple’ın Çevre, Politika ve Sosyal Girişimlerde Sorumlu Başkan Yardımcısı Lisa Jackson “Karbondioksit emisyonlarının yılda 15 milyon metrik ton azalmasını bekliyoruz. Tedarikçilerimizin 2030 yılına kadar karbon nötr hale gelmesine yardımcı olmaya kararlıyız. Bize katılan şirketlerin Almanya, Çin, ABD, Hindistan ve Fransa olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki endüstrilere ve ülkelere yayılmasından heyecan duyuyoruz “demiş Aferin Appel’a, ne mutlu dünyaya!

DÜNYANIN EN BÜYÜK GÜNEŞ ENERJİ SANTRALİ TÜRKİYE’DE KURULDU

Dünyanın en büyük güneş enerji santrali elektrik üretimine başladı. Konya’da 20 milyon metrekare alan üzerine kurulmaya başlanan Karapınar Güneş Enerji Sistemi, elektrik üretimine başladı. Tek parsel üzerinde yapılan dünyanın en büyük güneş enerji santrali olan projenin, 2023 yılında tamamlanması planlanıyor. Güneş YEKA-1 projesi kapsamında kurulumuna devam edilen Karapınar Güneş Enerji Santrali, tamamen bittiğinde toplam 1300 megavat güce sahip olacak.

GÜNEŞ ENERJİ SANTRALİ  geri dönüşüm yenilenebilir enerji karbon

Projenin tek parsel üzerine kurulan dünyanın en büyük güneş santrali olduğunu belirten Kalyon Holding Enerji Grubu İcra Kurulu Üyesi Dr. Murtaza Ata, “Şu anda tek parsel üzerinde bir yatırımcı tarafından yapılan dünyanın en büyük güneş santrali alanındayız. Burası bir güneş ovası. 20 milyon metrekarelik bir alan burası. Baktığınız zaman bir ucundan bir ucunu görmeniz imkansız. Boyut çok büyük” dedi.”Yüzde 75’in üzerinde bir yerlilikle paneller üretildi” Santrale takılan güneş panellerinin yüzde 75’in üzerinde bir yerlilikle üretildiğine dikkat çeken Ata, şöyle konuştu: “O dönemin Enerji Bakanı Sayın Berat Albayrak’ın da gerçekten kişisel olarak çok önem verdiği bir proje.

Çünkü bu proje Türkiye tarihinin en önemli stratejik projelerinden biri. Birincisi yenilenebilir enerjinin payını artıracak bir girişim bu. Yenilenebilir enerjinin payını artırmak demek Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığının daha yönetilebilir kılmak demek. İkincisi yenilenebilir enerji teknolojilerini de milli imkanlarla yerli olarak üretilmesini hedefleyen bir proje. Dolayısıyla bu projenin bir parçası olarak fabrika açılışını Cumhurbaşkanımız 19 Ağustos’ta yaptı. Projenin 32 ayda tamamlanacağını anlatan Dr. Murtaza Ata, projenin bittiğinde yılda 2 milyar 600 milyon kilovat saat elektrik üreteceklerini söyledi. Ata, “32 ayda burayı bitireceğiz. Fabrikamızın yıllık panel üretim kapasitesi 500 megavat. Biz buraya 1300 megavat panel kuracağız. Dolayısıyla 2023 yılının Mayıs-Haziran ayları gibi tamamı bitmiş olacak.

Bittiğinde yılda 2 milyar 600 milyon kilovat saat elektrik üreteceğiz. Bu da 2-2,5 milyon insanın elektriğini karşılayacak. Türkiye’nin yaklaşık olarak o tarihteki yıllık tükettiği elektriğin binde birini üretmiş olacağız” dedi. Santralin uzaydan görülebileceğine de dikkat çeken Ata, “Uzaydan görülen Çin Seddi gibi insan yapıları vardır. Burası Türkiye’nin uzaydan görülen ilk tesisi olacak. 2 bin 600 tane futbol sahasını buraya sığdırabiliriz” diye konuştu.Güneşi doğuşundan batışına kadar takip edebilen bir sisteme sahip Karapınar Güneş Enerji Sistemi, böylelikle yüzde 12 daha fazla elektrik üretebilecek. Panellerin iki yüzü de elektrik üretebileceğinden yüzde 5 oranında bir elektrik artışı daha sağlanacak. Santral faaliyete geçtiğinde her yıl 1,5 milyon ton fosil yakıt ve karbondioksit salınımı da engellenecek.

Son olarak mutluluk verici bir haber daha ülkem Türkiye’den gelsin. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye’nin yenilenebilir enerjide kurulu güç toplamının 62 bin 125 megavata ulaştığını belirterek, Yenilenebilir enerji oranının yüzde 100’ü zorladığını söyledi. Bakan Fatih Dönmez yaptığı açıklamada, “2020’de yenilenebilir enerjiye yaptığı yatırımlarla Avrupa’da 5’inci ve dünyada 12’inci sıraya yükselen Türkiye, 2021’de de enerji yatırımlarını tam gaz sürdürüyor.

geri dönüşüm yenilenebilir enerji karbon

Yenilenebilir enerji atağı 2021’de de sürüyor. Türkiye’nin 2021 Mart sonu elektrik kurulu gücü 97 bin 70 megavata ulaştı. Bu gücün 50 bin 790 megavatı yani yüzde 52,32 yenilenebilir kaynaklardan oluştu. Türkiye’nin yerli ve yenilenebilir enerji kurulu güç toplamı ise 62 bin 125 megavata ulaşarak toplam kurulu gücün %64’ünü oluşturdu. Her geçen gün artan kurulu güç içerisindeki yenilenebilir enerji oranı %100’ü zorluyor. İlk üç ayda devreye giren kurulu gücümüzün %97,9’u yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştu” ifadelerini kullandı.

Bugünlük de benden bu kadar. Bir sonraki makalede buluşmak üzere…

Related posts

Leave a Comment