EBRU YAŞINEL’IN GERİ DÖNÜŞÜM TASARIMLARININ HİKAYESİ

EBRU YAŞINEL'IN GERİ DÖNÜŞÜM TASARIMLARININ HİKAYESİ | Geri Dönüşüm Pazarı

Hemen hemen her kadının evinde içi dağılmış boncuklar, birbirlerine dolanmış kördüğüm olmuş kopuk zincirler, teki kaybolmuş küpeler, kararmış kolyeler, bilezikler, yüzükler, pullar, taşlar, payetler ile dolu çöpe atılmayı bekleyen takı kutusu vardır öyle değil mi?

Dönüşüm Tasarımı nedir?

Bazen çarşıdan çok beğenerek aldığımız bir kolye ucu daha ilk takışımızda pat diye halının üstüne düşüverir. “Ayyy kolyem koptu!” feryadı ile kolye ucunu eğilip yerden söylene söylene alırız. Ama asıl mühim olan zincirin içinden geçtiği o minicik halkayı bulmaktır işte. Halının üstüne dikkatli gözlerle bakarız, ararız, tararız, bir türlü bulamayız. Sanki yer yarılmış o küçücük halka yerin dibine girmiştir. Koltuğun altına mı kaçtı acaba diye koltuğu ittirir bakarız. Orada da yoktur. Bu sefer belki masanın altına yuvarlanmıştır diyerek yerlerde sürünür kan ter içinde kalırız ama nafile.

En sonunda pes eder, normal zamanda kapağını açıp yüzüne bile bakmadığımız emektar atık takı kutumuzu çıkarırız köşesinden. Pırıl pırıl kolye ucumuza en uygun halkayı bulmak için kutudakilerin altını üstüne getiririz. En az kararmış olanını bulup yeni kolyemizin ucuna takarız. Yeni kolyede sırıtan kararmaya yüz tutmuş minik halka bir şekilde işimizi görmüştür, ama bütün hevesimiz de kaçmıştır bu arada. Biz kadınlar bu tür ufak tefek can sıkıcı olayları sık sık yaşarız.

aluminyum kaplar geri dönüşüme uğratilarak yapılmış  antik mücevher stilinde DÖNÜŞÜM TASARIMLARI
Kedimin mama kutularından geri dönüşüm takısı

Altın, elmas pırlanta gibi değerli taşlar kuyumcuların vitrinlerini süslerler. Çoğumuz bu vitrinleri hayran hayran izlemekle yetiniriz sadece. Çünkü fiyatları o kadar yüksektir ki yanlarına yaklaşılmaz. Çoğumuz için bu değerli takılara nişan, düğün, doğum hediyesi gibi özel günler dışında sahip olabilme şansı yok denecek kadar azdır maalesef. Eski çağlardan beri kadınların takılara düşkünlüğü aşikardır. Dillere destan ne takılar el emeği göz nuru ile işlenmiş, değerli taşlarla bezenmiş, kadınların başlarını, bileklerini, kulaklarını, boyunlarını süslemiştir.

aluminyum kaplar geri dönüşüme uğratilarak yapılmış  antik mücevher stilinde DÖNÜŞÜM TASARIMLARI

Özellikle son yıllardaki imitasyon çılgınlığı her sosyal sınıftan kadının yüzünü güldürmüş, ucuz yoldan takıp takıştırmalarının kapısını açmıştır. Çarşılar envai türden imitasyon kolyenin, küpenin, yüzüğün, bileziğin satıldığı renk cümbüşü dükkanlarla dolmuştur. Biraz daha kaliteli olanlarının fiyatları gerçekleri ile yarış eder hale geldiyse de, ucuzlarına rağbet büyüktür. Büyük hevesle alınan bu ucuz imitasyon takıların ömürleri maalesef çok kısa olur. Hemen kararıverir, takılmaz hale gelirler. En sonunda da atık takı kutumuzu boylarlar. Nice beş liramız, on liramız böylelikle çarçur olmuştur. Her defasında aynı sevimsiz durumu yaşayacağımızı bile bile imitasyoncuların büyüsüne kapılır, dalarız dükkanlara. Minik sepetlere tekrar doldururuz üç gün sonra karacak küpeleri, kolyeleri, yüzükleri.

Alüminyum kedi maması kabından geri dönüşüm takısı
En iyi arkadaşım Ramiz ve Ramiz’in mama kabından yaptığım kolye

Ben de takı meraklısı bir kadın olarak gördüğüm her imitasyon dükkanına dalar, deli gibi alışveriş yapar, nerdeyse cebimdeki bütün parayı harcamadan dükkandan çıkmazdım. Üç gün sonra takılar kararmaya başladıklarında kendime kızar, bir daha almayacağıma dair kendi kendime sözler verirdim. Ama aradan daha bir hafta bile geçmeden kendimi yine bir imitasyon takı dükkanının içinde bulurdum. Bu sefer aldıklarımı hemen kullanmaz, hava geçirmeyen kaplarda muhafaza eder, üzerlerine cila, oje sürer ve sadece bir yere giderken takmayı denerdim ama ne yapsam nafile. 3 günde olmasa bile 13 günde mutlaka yine kararırlardı. Üzülürdüm, düşünürdüm. Bu saçma sapan alışverişe bir son vermem gerektiğinin farkındaydım artık.

aluminyum kaplar geri dönüşüme uğratilarak yapılmış  antik mücevher stilinde DÖNÜŞÜM TASARIMLARI

İlk önceleri aldım atık takı kutumu önüme, kutudakileri elden geçirmeye, kopukları tamir etmeye, boncukları dizmeye başladım ama ortaya çıkan takılar pek de hoşuma gitmiyordu açıkçası. Sonuçta okside olmuş parçalardı bunlar. Takabileceğim türden şeyler değillerdi. Benim takı zevkim biraz farklıdır. Düz, modern, fabrikasyon, küçük, zarif, markalı takılar filan hoşuma gitmez benim. Taşlara da pek merakım yoktur. Ben kuyumcuların vitrinlerini süsleyen, çoğu modern kadının alaturka bulduğu, ayarları yüksek, renkleri kırmızıya çalan, muhteşem el işçiliği ile bezenmiş, dantel gibi takıları severim mesela. Mahmutpaşa‘ya gittiğimde onların imitasyonlarından alır, özellikle kot pantolon veya eşofman giydiğimde takar, ters köşe yaparım. Görenler “hiç tahmin etmezdim bu alaturka takıların bu şekilde duracağını, çok yakıştırmışsın” derler.

aluminyum kaplar geri dönüşüme uğratilarak yapılmış  antik mücevher stilinde DÖNÜŞÜM TASARIMLARI

Aslında benim takı zevkimi tam manası ile yansıtan takılar antik takılardır. İşte ben onlara hayranım. Bodrum’da yaşadığım dönemde Karya Prensesinin o muhteşem altın tacını ve takılarını sırf bir kez daha hayranlıkla izleyebilmek için Müze Müdürünün defalarca kapısını çalmış, müdürden yalvar yakar izin koparmıştım. O da beni kıramamış ve o bölümü tekrar gezmeme izin vermişti sağolsun. İnternetten eski takıları inceliyor, inceledikçe hayranlığım katlanıyordu. Benim bu antik takılar havasında takı tasarlamam şart olmuştu artık. Ama nasıl olacaktı bu iş. Düşünüyor, düşünüyor, bir çözüm arıyordum.

İlk önce ilkelerimi belirledim. Birincisi tasarlayacağım takılar geri dönüşüm takıları olacaktı. Elimde ne materyal varsa onları kullanacaktım. Çok ihtiyacım olmadıkça dışarıdan malzeme almayacaktım. Dönüştürdüğüm takıların kararmaması, alerji yapmaması olmazsa olmazlarımdı. İlk etapta beni zorlamayacak, zahmetsiz, fazla teferruatlı alet edavat gerektirmeyecek, pratik, heryerde bulunan bir atık geri dönüşüm malzemesi bulmalıydım. Uzun süre bu konu üzerinde düşündüm. Birçok başarısızlıkla sonuçlanan denemelerim oldu. Yılmadım, farklı yöntemler denedim ama hiçbiri tam olarak içime sinmiyordu.

aluminyum kaplar geri dönüşüme uğratilarak yapılmış  antik mücevher stilinde broş tasarımları

Yaptıklarımı beğenmiyor ama beğeneceğim takıları bir gün mutlaka yapmayı başaracağıma inanıyordum. Çünkü çok istiyordum. Herşey istemekle başlamıyor muydu. Benim bir kedim var. Adı Ramiz. 5 yaşında. Eşimin bana en güzel en anlamlı hediyesi, benim en iyi arkadaşım. Geldiğinde küçücüktü, büyüdü ama iştahsız bir kedi. Balığa, tavuğa, köfteye, sosise, salama burun kıvıran cinsten. Mama konusunda çok seçici. İlk zamanlar sadece iki kuru mama geveleyip çekiliyordu köşesine. Bu durum beni çok üzüyordu. Sonra baktık olmuyor bir gün marketten alüminyum kaplar içinde satılan tek öğünlük ıslak mamalardan aldık. Onu beğendi çok şükür. Hergün bir kap o mamalardan yemeye başladı.

Kaplar dışı altın rengi içleri gümüş rengi alüminyum kaplardı. Herşey üzerlerindeki etiketleri kolayca sıyırmak için alüminyum kapları sıcak suda bekletmemle başladı. Etiketleri çıkardım, kapları pırıl pırıl yıkadım, kuruladım. Sonra avcuma alıp evirdim çevirdim. Eğip büktüm. Çok kolay şekil alıyordu. Dayanıklıydı. Kolayca kırılıp kopmuyor, yırtılmıyordu. Makasla kesilebiliyor, üzerinde delikler açılabiliyordu.

geri dönüşüm tasarımlarımda kullandığım malzemeler
Geri dönüşüm takı malzemelerim

Evet. En sonunda geri dönüşüm ana malzememi kedim Ramiz vesilesi ile bulmuştum işte. Bundan sonra Ramiz’in mama kapları çöpe atılmayacak, boynumu, kulaklarımı süsleyeceklerdi. Ben denizden babam çıksa yerim diyenlerdenim. Bir Çanakkale’li olarak balıklardan iyi anlarım. Hatta üç seneye yakın balıkçılık yapmışlığım bile var. Hal böyle iken Almanya’da balık konusunda çok zorlandım diyebilirim. Nerede memleketimin o güzelim çıprası, karagözü, mercanı, palamutu, lüferi. Almanya’da kutuda ton balığına talim ediyorum. Bazen parça somon, bazen de dondurulmuş alabalık alıyorum marketten. Alabalıkları, karton kutusunun içinden çıkan tek kullanımlık alüminyum kap içinde fırında pişiriyorum. Sonra tabaklara servis edip, alüminyum kabı yıkayıp paklıyor, takı yapımında kullanıyorum.

İlk önce kafamda bir form tasarlıyor, sonra alıyorum elime makası. Kendimden emin bir şekilde, cesurca kesiyor, katlıyor, kıvırıyor, sıkıştırıyorum parlak alüminyum kapları. Delikler açıyor, eski takı atık kutumdan bulduğum halkalara, kopuk zincir parçalarını bağlıyor, püskül havası veriyorum. Ana gövdesinin üzerine motifler kazıyor, zevkime göre ek parçalar yapıştırıyor, tasarımımı tamamlıyorum. Sıra boyama işlemine geliyor. Ben açık ton altın rengi takı boyası kullanıyorum. Sizlere de altın renginin en açık tonunu seçmenizi öneriyorum. Boyadığım dönüşüm takımı ince bir sopaya takıyor, saç kurutma makinesi yardımı ile kurutuyorum. Şayet küpe yapıyorsam, kulağa geçecek bölümünde, poşet kapatma telini kullanıyorum. Üzerindeki plastiği çakmağın alevi ile eritiyor, çıkan iki teli boyayıp küpeye takıp kıvırıyorum.

aluminyum kaplar geri dönüşüme uğratilarak yapılmış  antik mücevher stilinde DÖNÜŞÜM TASARIMLARI

Takı yapımı videolarımı çekip, yakında sitemde yayınlayacağım. O zaman nasıl yaptığımı görecek ve daha rahat kavrayabileceksiniz. Yaptığım geri dönüşüm takı tasarımlarımı defalarca takıp, çıkarıyorum, bozulmuyor, kararmıyorlar, kulakta kızarıklık alerji yapmıyorlar. İmitasyon takıları nasıl suya sokmamaya, üzerlerine deodorant, parfüm sıkmamaya özen gösteriyorsak, benim tasarımlarında da aynı koruyucu önlemler geçerli elbette. Ancak çarşıdan aldığımız imitasyon takıların sıcak yaz günlerinde hafif terleme ile hatta durdukları yerde okside olduklarını düşünecek olursak, benim geri dönüşüm takı tasarımlarında böyle bir problem oluşmuyor. Boya ile altın rengine dönüştürdüğümden okside olmuyorlar.

aluminyum kaplar geri dönüşüme uğratilarak yapılmış  antik mücevher stilinde DÖNÜŞÜM TASARIMLARI

Yaklaşık bir seneyi aşkın bir süredir yaşadığımız pandemi döneminde hepimiz evlerimize tıkılıp kaldık. Çoğumuz bu dönemde yeni yeni hobiler edindi. İşte bu sıkıntılı dönem benim için de bir dönüm noktası oldu. Uzun zamandan beri tutkunu olduğum geri dönüşümün tam manası ile tadına vardım. Covid şerri, geri dönüşüm takı tasarım olarak hayra dönüştü hayatımda. Bu süre içinde yüzlerce küpe, kolye, broş tasarımları yaptım ve halen de yapmaya devam ediyorum. Gece yarısı aklıma bir fikir geliyor. Hemen heyecanla kalkıp, kesiyor, kıvırıyor, yapıştırıyor, boyuyorum. Gürültü yapmamak için saç kurutma makinesini çalıştırmıyor, dönüşüm tasarımımı sabaha kadar kendi halinde kurumaya bırakıp yatıyorum. Sabah büyük bir heyecanla uyanıyor, dönüşüm takımı takıyor, geçiyorum büyük bir zevkle aynanın karşısına. Aferin Ebru sana diyorum, kendimle gurur duyuyorum.

aluminyum kaplar geri dönüşüme uğratilarak yapılmış  antik mücevher stilinde DÖNÜŞÜM TASARIMLARI

Geri dönüşüm takı tasarımlarımı gören arkadaşlarım, ahbaplarım çekmecelerinde atılmayı bekleyen ıvır zıvır kutularını “Ebru al bunları, benim işime yaramıyorlar. Sen çok güzel şeyler yapıyorsun. Bunları da biryerlerde kullanır, değerlendirirsin” demeye başladılar bile.

EBRU YAŞINEL'IN GERİ DÖNÜŞÜM TASARIMLARININ HİKAYESİ | Geri Dönüşüm Pazarı

Eskiler, gözden düşmüşler, kırıklar, dökükler, dağılmışlar Ebru Yaşınel’in ellerinde tekrar can buluyorlar. Yaratıcılığımızın günden güne parlayacağı sağlıklı günlerde buluşmak dileği ile şimdilik hoşçakalın.

Related posts

Leave a Comment